Yeşil Tire: Tarihin, Doğanın ve Üretimin Buluştuğu Medeniyet Beşiği

Tire; İzmir’in güneyinde, tarih, kültür, doğa ve zengin mimari yapıları ile Selçuklulardan günümüze kadar Türk-İslam tarihinin en zengin örneklerini barındıran, Ege’nin göz bebeği ilçelerinden biridir. Coğrafi konumu ve eşsiz doğası nedeniyle yörede haklı olarak “Yeşil Tire” adıyla anılmaktadır.

802 km² yüzölçümüne sahip olan ilçemiz, İzmir’e 80 km uzaklıkta olup deniz seviyesinden 92 metre yüksekliktedir. Anadolu yarımadasının batısında, İzmir iline bağlı olarak Ege Denizi’nin doğusunda (38°-39′ kuzey enlemleri ile 27°-28′ doğu boylamları arasında) yer alır.

  • Kuzeyinde: Küçük Menderes Ovası ve Bayındır ilçesi,

  • Güneyinde: Kestane, ceviz ve zeytin ağaçlarıyla örtülü, 1646 metre yükseklikteki kıyıya dik paralel Güme (Aydın) Dağları ve arkasında Aydın ili,

  • Doğusunda: Bozdağ ve Gölcük yaylası eteklerindeki Ödemiş ilçesi,

  • Batısında: Boğaziçi yolu ile bağlanan Selçuk ilçesi bulunmaktadır.

Selçuk üzerinden İzmir-Aydın-Denizli karayoluna bağlanan Tire, Kuşadası limanına da oldukça yakın bir konumdadır. Bereketli Küçük Menderes havzasının toprakları üzerinde, Güme Dağları’nın eteklerinde kurulan ilçe; tarihi dokusuna zarar verilmeden modern şehircilik anlayışıyla gelişmeye devam etmektedir. İlçemizde okur-yazar oranı %99 gibi gurur verici bir seviyededir.

Tire Tarihi

Tire, çağlar boyu zengin coğrafyasının sunduğu olanaklarla pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Hellen, Roma ve Bizans dönemlerinin ardından Türklerin egemenliğine giren ilçe, benzersiz bir kültür birikimine sahip olmuştur. Tarihçi Pachmeres’in “Keşişler Yöresi”, Şerafeddin’in Zafernamesi’nde “Rum’un Meşhur Kenti”, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde “Şehri Muazzam Tire”, Kâtip Çelebi’nin ise “Eski Taht Şehri” olarak nitelendirdiği Tire, 1908 Aydın Vilayeti Salnamesi’nde de “Ulemalar Yatağı” anılma unvanına layık görülmüştür.

Kentin kuruluşu M.Ö. 2. bine, Hitit dönemine kadar uzanmaktadır. Hitit belgelerinde “Turşalar” olarak geçen bölge, tarih boyunca Tyrha, Thyra, Thira, Apateira, Teira ve Roma döneminde Arkadiapolis gibi isimlerle anılmıştır. Antik çağın ünlü coğrafyacısı Strabon; Bozdağ (Tmolos) ile Güme Dağı (Messogis) arasında kalan Küçük Menderes (Kaystros) vadisini “Asya Çayırları” olarak tariflemiştir. Hititlerin Assuwa dediği bu coğrafya, zamanla kıtaya adını veren “Asya” kelimesinin doğum yeri olmuştur.

Lidyalılar döneminde Ephesos (Selçuk) ile Sardes (Salihli) arasındaki Kral Yolu üzerinde yer almasıyla önem kazanan yörede, Paktalos (Sart Deresi) çayının altın rezervleri sayesinde dünyanın ilk madeni sikkesi basılmıştır. Pers, Büyük İskender ve Bergama Krallığı egemenliklerinin ardından Romalıların eline geçen Tire, Artemis kültürünün etkisiyle Efes zenginlerinin şato ve saraylar inşa ettiği gözde bir sayfiye merkezi ve bilim yuvası haline gelmiştir. Doğu Roma (Bizans) döneminde ise Asya eyaletinin başpiskoposluk merkezlerinden biri olarak karar merci konumunda olmuştur.

Türk-İslam Dönemi ve Aydınoğulları Beyliği

Malazgirt Zaferi sonrasında Batı Anadolu’nun fethiyle birlikte 1300’lü yılların başında bölgede Türk-İslam dönemi başlamıştır. Sasa Bey ile Germiyan Emiri Aydınoğlu Mehmet Bey’in iş birliği ve sonrasında 1310 yılında Aydınoğlu Mehmet Bey’in Tire ovasındaki üstünlüğüyle Aydınoğulları Beyliği kurulmuştur.

Beyliğin merkezi olan Tire, çarşıları, zaviyeleri, camileri, medreseleri, hanları ve hamamlarıyla kısa sürede yeniden imar edilmiştir. Tire ve Ayasuluğ’da gümüş ve bakır para basılmış; özellikle 1425 yılında Tire Darphanesi’nde basılan Osmanlı mangırları içindeki ilk kartal motifli para, kentin tarihi ve nümismatik açıdan önemi gözler önüne sermiştir.

Osmanlı Dönemi ve Kültürel Zirve

1390’da Osmanlı topraklarına katılan Tire, 1402 Ankara Savaşı sonrasında bir süre Aydınoğulları’nın yeniden yönetim merkezi olmuş, Timur kışı bu beldede geçirmiştir. Fransız tarihçi Alphonse de Lamartine Osmanlı Tarihi adlı eserinde Tire için “Şelalesi, gölü ve çam ağacı reçinesi kokan haliyle İsviçre kentlerine benzeyen Tire” ifadesini kullanmıştır. 1426 yılında kesin olarak Osmanlı topraklarına katılan Tire, kurulan Aydın Eyaleti’nin Sancak Merkezi olmuştur.

II. Murat ve Fatih Sultan Mehmet dönemlerindeki imar hareketleriyle imparatorluğun birinci sınıf kentleri arasına giren Tire; Mekke, Medine, İstanbul, Şam, Bağdat ve Bursa gibi merkezlerde görev yapan pek çok kadı, müftü, sadrazam ve devlet adamı yetiştirmiştir (Şeyhülislam Bostani Mehmet Efendi, İbni Melek, Sadrazam Lütfi Paşa vb.). Ayrıca İstanbul’un fethinden sonra nüfus takviyesi amacıyla Tire halkından yaklaşık 35.000 kişi İstanbul Vefa semtine yerleştirilmiş; İstanbul’daki Vefa semtine adını veren Muslihiddin Mustafa Vefa Bin Mehmet Tireli olmuştur.

Tarih boyunca ekonomik gücünü ve stratejik önemini koruyan Tire; 1868 yılında Sultan Abdülaziz döneminde demiryolu ağına kavuşmuştur. Milli Mücadele döneminde 27 Mayıs 1919’da düşmana karşı “Zincirlikuyu Kurşunu” ile direnişe geçen kahraman Tire halkı, Kuva-yi Milliye ruhuyla hareket ederek 4 Eylül 1922’de düşman işgalinden kurtulmuş; 20 Nisan 1924’te ise İzmir iline bağlanmıştır.

Tarihi ve Turistik Değerler (Açık Hava Müzesi Tire)

Yüzlerce tescilli tarihi yapısı, el sanatları, geleneksel çarşıları ve mutfağıyla Tire, adeta yaşayan bir açık hava müzesidir. Öne çıkan bazı tarihi miraslarımız:

  • Yeşil İmaret Zaviyesi (Halil Yahşi Bey Zaviyesi): II. Murat’ın kumandanı Halil Yahşi Bey tarafından yaptırılmıştır. Kentteki ilk Osmanlı eseri olup, ibadet mekanının yarım kubbeyle büyütülen Anadolu’daki ilk örneğidir. 1936-1971 yılları arasında müze olarak hizmet vermiştir.

  • Ulu Cami: Aydınoğlu Cüneyt Bey tarafından yaptırılmış olup kentin en büyük camisidir. Tarihi kayıtlarda “Camiü’ş-Şehir” olarak geçmektedir.

  • Lütfi Paşa Camii: Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı ve Yavuz Sultan Selim’in damadı Lütfü Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırılmıştır; zarif ahşap süslemeleriyle ünlüdür.

  • Yeni Cami (Behram Paşa Camii): Yeniçeri Kethüdası Behram Bey tarafından 1597 yılında kesme taştan inşa ettirilmiştir. Tire’de tamamen kesme taştan yapılan tek cami örneğidir.

  • Yalınayak Camii: Sadrazam Ferhat Paşa’nın oğlu Hasan Çavuşca yaptırılmıştır; planının Mimar Sinan’a ait olduğu kaynaklarda yer alır.

  • Necip Paşa Kütüphanesi: II. Mahmut dönemi devlet adamlarından Necip Paşa tarafından 1827 yılında kurulan, zengin yazma eser koleksiyonuna sahip tarihi kütüphanemizdir.

  • Kurşunlu Han ve Yeni Han: Osmanlı ticaret yolları üzerinde kentin ticari canlılığını yansıtan tarihi hanlardır.

Tire Ekonomisi ve Tarımsal Potansiyel

Tire ekonomisinin temel gücünü tarım, hayvancılık ve güçlü tarımsal sanayi potansiyeli oluşturmaktadır. Bilinçli üreticileri ve modern tarım teknikleriyle öne çıkan ilçemizde, toplam 80.200 hektar arazinin 36.112 hektarı kültür arazisi niteliğindedir.

  • Başlıca Tarım Ürünleri: Buğday, pamuk, karpuz, üzüm, tütün, incir, ceviz ve kestanedir. Güme Dağları eteklerinde yetişen kaliteli ceviz ve kestane başta Orta Doğu ülkeleri olmak üzere uluslararası pazarlara ihraç edilmektedir.

  • Hayvancılık: Sığır, küçükbaş hayvan, kanatlı hayvan yetiştiriciliğinin yanı sıra bölgenin pek çok köyünde arıcılık faaliyetleri ekonomik hayata büyük katkı sunmaktadır.

  • Ticaret ve Sanayi: Küçük Menderes havzasının merkezinde yer alan Tire Ticaret Odası üyeleri, güçlü sanayi, esnaf ve tüccar yapısıyla bölge ve ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam etmektedir.